Herakleia Antik Kenti
Herakleia Antik Kenti, Bafa Gölü kıyısında, Latmos yani günümüzdeki Beşparmak Dağları’nın etkileyici kayalıkları arasında yer alır. Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Kapıkırı Köyü ile iç içe geçmiş olan kent, tarihî kalıntıları ve doğal güzellikleriyle bölgenin en özel antik yerleşimlerinden biridir.
Kent, MÖ 4. yüzyılın ortalarında Miletli Hippodamos’un kendi adıyla bilinen planı esas alınarak yeniden inşa edilmiştir. Priene, Bizans döneminde piskoposluk merkezi haline gelmiştir. Menderes Nehri’nin getirdiği alüvyonlar nedeniyle denizden gittikçe uzaklaşan kent, zamanla önemini yitirmiştir. Priene’nin MS 13. yüzyılda tamamen terkedildiği bilinmektedir.
Kentte günümüze ulaşan en önemli yapılar arasında Athena Tapınağı, agora, tiyatro, meclis binası ve Endymion Kutsal Alanı bulunur. Özellikle Bafa Gölü’ne hâkim kayalık bir noktada yükselen Athena Tapınağı, Herakleia’nın en iyi korunmuş yapılarındandır. Selene ile Endymion’un Latmos Dağları’nda geçen efsanesi ise bölgenin tarihî atmosferine romantik ve mitolojik bir anlam kazandırır.
Herakleia yalnızca antik kent kalıntılarıyla değil, tarih öncesi kaya resimleri ve Bizans döneminden kalan manastırlarıyla da benzersizdir. Yaklaşık sekiz bin yıl öncesine tarihlendirilen kaya resimlerinde günlük yaşamdan kadın ve erkek figürleri görülür. Daha sonraki dönemlerde bölge, Hristiyan keşişlerin önemli merkezlerinden biri olmuş; kayalıkların arasına kiliseler, manastırlar ve Hz. İsa’nın yaşamından sahneler içeren freskler yapılmıştır.